Bir geceydi...
Kararmamıştı gökyüzü,
ihanet, karanlığı kuşanıp
Yüreğine hançer uzatılmıştı Köprü ve Akıncı'nın.
Fakat unuttular...
Bu topraklar,
Malazgirt'te tekbirle şahlananların,
Çanakkale'de imanla yürüyenlerin,
İstiklâl Harbi'nde küllerinden doğanların
vatanıydı değil miydi.
**
Bir selâ yükseldi minarelerden...
O ses,
yalnız ezan değildi;
bin yıllık tarihin çağrısı gibiydi.
Alparslan'ın nefesiydi,
Fatih'in duası,
Sultan Abdülhamid'in sabrıydı,
Çanakkale şehitlerinin kan kokan emanetiydi.
Ve millet ayağa kalktı!
Tankın karşısına iman çıktı.
Kurşunun karşısına cesaret çıktı.
Kurulan pusuların karşısına
Allah'a teslim olmuş yürekler çıktı.
**
Bayrak,
ellerde değil,
gönüllerde dalgalanıyordu.
Her sokak bir cephe,
her meydan bir destan,
her adım bir kıyamdı.

Toprak,
şehitlerin kanıyla yeniden abdest aldı.
Gecenin bağrına düşen her yıldız,
bir annenin duası,
bir babanın vakarı,
bir evladın fedakârlığı oldu.
Ve bir yiğit...
Adını tarihe kanıyla yazdı.
Onun ardından
yüzlerce, binlerce isimsiz kahraman
vatan nöbetini omuzladı.
Çünkü bu millet bilir:
Vatan, emanet ister.
Hürriyet, bedel ...
İstiklâl, iman ister.
Sabah olduğunda
yalnız güneş doğmadı.
Bir millet de yeniden...
**
Dünyaya bir kez daha ilan edildi:
Bu ezan dinmez!
Bu bayrak inmez!
Bu vatan bölünmez!
Ve tarih,
15 Temmuz gecesini
yalnız bir direniş değil,
imanın çeliği erittiği,
cesaretin ihaneti boğduğu,
bir milletin yeniden destan yazdığı gece olarak kaydetti.

Ey şehitler!
Rahat uyuyunuz...
Emanetiniz,
ay yıldızlı bayrağın gölgesinde
ebediyen yaşayacaktır.

Makale Yorumları
Makaleye ait yorum henüz yok.
Makaleye Yorum Yazın
Yazarın Diğer Makaleleri