Mehmet Nuri BİNGÖL
"Fezkürûni ezkürkûm veşkürûli vela tekfürun" ayetinin çağrısı gaflet perdelerini yırtmakta aslında. İnsana şöyle sesleniyor sanki:
Ey insan! Seni yokluktan varlığa Çıkaran'ı, her gün yeniden Rızıklandıran'ı, hatalarını bildiği hâlde tövbe kapısını açık Tutan'ı unutma sakın! Sen O’na yönel; O’nun rahmetinden ümidini kesme! Sana verilenleri gör, şükrünü göster ve nimetleri hakikate aykırı kullanma!
Unutma: Senin Allah’ı anman, O’nun sana muhtaç olduğu için değil; senin O’na muhtaç olduğun içindir. Senin şükrün O’nun mülkünü artırmaz; fakat senin kalbini gafletin darlığından kurtarır.
Ve insan, bir gün bütün dünyevî seslerin sustuğu yerde kendi hakikatine döndüğünde şunu anlayacaktır: Hayatın en büyük kazancı, dünyanın seni hatırlaması değil; senin Rabbini unutmaman ve O’nun rahmetine layık bir kulluk için gayret etmiş olmandır.
Çünkü insanın gönlüne asıl huzuru Veren, dünyanın alkışı değil; “Beni anın ki Ben de sizi anayım” hitabının içinde saklı olan ilahî yakınlıktır.
**
Şükrün mahiyeti mevzuuna gelirsek, dilin şükrü hamdetmekse nimeti hayırla anmak ve nimeti vereni unutmamak işin zirvesi degil midir?
Amelin şükrü: Verilen nimeti Allah’ın rızasına uygun biçimde kullanmaktır. İlim nimeti, hakikati anlatmak için kullanılmıyorsa; servet nimeti muhtacın ihtiyacını gidermiyorsa; makam, adaletin hizmetine verilmemişse şükrün amelî kısmı eksik kalıyor demektir.
Bir öğretmenin bilgisiyle öğrencisinin ufkunu aydınlatması, bir zenginin malından ihtiyaç sahibine pay ayırması, bir yöneticinin yetkisini adaletle kullanması, bir insanın kendisine yapılan iyiliği unutmaması şükrün hayata dönüşmüş misalleridir.
Demek ki şükür, yalnızca “Elhamdülillah” demek değil; “Elhamdülillah” sözünün hakkını hayatla ödemektir. İnsan nimeti kendinden bildikçe gurura, başkasından bildikçe minnet altında ezilmeye sürüklenebilir.
Nimeti Allah’tan bilmek ise insanı hem kibre karşı korur hem de insanı şükür ve tevazu çizgisinde tutar. Bu anlayış, sebepleri inkâr etmek değil; sebepleri de yaratanın Allah olduğunu bilmektir.
- - Sahabelik Şerefinin Bir Yönü: Vahye Sebep Olmaları
- - Dinî Değerler ve Milli Kültür
- - HAKİKATİN ÖLÇÜSÜ ŞAHISLAR DEĞİL, KUR'AN VE SÜNNET; HADİSLER
- - KİMİ HAYAT TECRÜBELERİM
- - Risale-i Nur Hizmetinin Esası
- - Koyunhisar Zaferi ve Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu
- - Gelecek Yıl Bir Milyonun Altına Düşecek Çocuk Sayısı: Türkiye’nin Sessiz Nüfus Alarmı
- - Bir Keşfü’l-Kubur, Bu Zamanda Kırk Kişiden Birinin İmanını Kurtardığını Görmesi Vakıası
- - LA UHUBBİL ÂFİLİN -4 VII. AZER'İN GETİRDİĞİ PUT
- - LA UHUBBİL ÂFİLİN -2 MAĞARADA ŞAKIYAN NUR I. YILDIZLARIN SÖYLEDİĞİ
- - Hac Suresi 12. Ayetin Tefsiri: Kalbin Gerçek Sığınağı Allah'tır
- - Destan Yazılan Gece: 15 Temmuz
- - Ailecilik, Aşiretçilik ve Bağnaz Cemaatçilik: Adaletsizlik (Zulüm)
- - Amellere Değil, Rahmete Güvenmek
- - DUHA SURESİNİN TESELLİCİ MESAJI
- - Gençliğe Yapılan Yatırım, Geleceğe Yapılan Yatırımdır
- - Uhud'dan Çağlara Bir Ders
- - MARİFETULLAH'TAN MUHABBETULLAH'A
- - Âl-i İmrân Sûresi 139. Âyet Ne Der Bize
- - Uhud'dan Günümüze: Âl-i İmrân 152. Ayetin Risale-i Nur Perspektifinden Tefsiri
- - Muttakiler Efendidir, Fakihler Liderdir; Onlarla Oturup Kalkmak Ziyadedir” Sözü Üzerine
- - Aç Olan Karın mı, Göz mü?
- - İSTANBUL FETHİNİN ASIL ÖNEMİ
- - ADALET, HERKESE AYNI ŞEYİ VERMEK DEĞİL, HAKKINI VERMEKTİR.
- - RAHMANİ İKAZ
- - TEYAKKUZ
- - İZDÜŞÜM VE AYNA METİNLERDEN ÜÇ MİSAL
- - Duruşu Olan Bir Gazete: DURUŞ
- - EN BÜYÜK MİYAR: KANAAT
- - Emekliye Nefes Aldıracak Bir İmkân: Mütevazı Tatil Desteği